Her çocuk farklı bir eğitim modeline ve öğretim dili kullanılmasına
ihtiyaç duyar. Tek tip konu anlatımı olan “çoklu sınıf” derslerinde bu yüzden verim düşer.
Her çocukla bire bir ilgilenmek mümkün olmadığı için eksikliklere nokta
atışı yapılamaz. Derslerde soru çözüm sayısı azalacağı için çocuğun soru deneyimi yeterli düzeyde
olmaz. Çocuğun yaşadığı sorunlara bire bir çözüm üretilecek alan bulunamaz. Ancak çocukların
birbirlerinden beslenmesi, birbirlerini motive etmesi de önemlidir.
İkili dersler sayesinde hem kişiye özel eğitim modeli korunur hem de çocuk
paylaşmayı, beraber başarılı olmayı öğrenir. Çocuğumuz zorluklar karşısında yalnız olmadığını fark
eder. Bilmemenin bir eksiklik, utanç kaynağı değil; sadece aşılması gereken bir engel olduğunu
anlar. Böylece yalnızlık duygusundan kurtulur. Kaygı seviyesi düşer. Saygı duymayı, görmeyi, bir
problemle karşılaştığında yardım istemeyi, yardım etmeyi ve akran diliyle bilgi alış verişini
öğrenir. Takım arkadaşlığını geliştirir.
İşte bu sebeplerle EDUNETA ailesi olarak iki kişilik
derslerimizi oluşturduk. Ekipleri oluştururken çocuklarımızın kişiliklerini, düşünme
becerilerini derslerde benzer tutmayı ilke edindik. Bu çerçevede birbirini besleyen
çocuklarımızı bir araya getiriyor, derslerde sürekli çocuklarımızı gözlemliyoruz. Olumsuz bir durum
tespit ettiğimizde ekip arkadaşı değişikliğine gidiyoruz.
Böylece çocuğumuzun hem maksimum verim ve
başarıyı elde etmesine hem de çocuğumuzun farklı arkadaşlarla çalışarak kendini
geliştirmesine katkı sağlıyoruz.