Eduneta
Ana SayfaBlogOyun Bağımlılığı
DANIŞMANLIKPSİKOLOJİ

Oyun Bağımlılığı

2 dk okuma süresiEduNeta Rehberlik
Oyun Bağımlılığı

Çocukluğumuza dönelim, bizim çocukluğumuza annelerimizin sesi sokak başından yankılanır: “Sabahtan beri dışarıdasın. Yeter artık, eve gel!” diye uyarırlardı. Günümüzde ise tam tersi bir durumla karşı karşıyayız. Biz ebeveynler olarak kendi çocuklarımıza şu cümleyi kuruyoruz: “Saatlerdir o oyunun başındasın, biraz dışarı çık da temiz hava al!” Çocukların, saatlerce hatta bazen günlerce bilgisayar başından kalkmaması ya da sadece tuvalete gitmek ya da iyi ihtimalle yemek yemek için kalkıyor olması, anne-babalara tanıdık gelecektir. Oyun bağımlıları ya çok nadir yemek yerler ya da yemeklerini oyun oynarken yemeyi tercih ederler. Fiziksel efor sarf etmezler ve çok az iletişim kurarlar.

Çocukluğumuza dönelim, bizim çocukluğumuza annelerimizin sesi sokak başından yankılanır: “Sabahtan beri dışarıdasın. Yeter artık, eve gel!” diye uyarırlardı. Günümüzde ise tam tersi bir durumla karşı karşıyayız. Biz ebeveynler olarak kendi çocuklarımıza şu cümleyi kuruyoruz: “Saatlerdir o oyunun başındasın, biraz dışarı çık da temiz hava al!”

Çocukların, saatlerce hatta bazen günlerce bilgisayar başından kalkmaması ya da sadece tuvalete gitmek ya da iyi ihtimalle yemek yemek için kalkıyor olması, anne-babalara tanıdık gelecektir. Oyun bağımlıları ya çok nadir yemek yerler ya da yemeklerini oyun oynarken yemeyi tercih ederler. Fiziksel efor sarf etmezler ve çok az iletişim kurarlar.

Kimyasal bağımlılıklara karşı toplum olarak duyarlı olsak da oyun bağımlılığı gibi, davranışsal bağımlılıklar konusunda ne yazık ki aynı özveriyi gösteremiyoruz. Bu tip durumlarda anne-babalar,

""

'Biraz büyüsün bırakır.'

Oysa, durum öyle değil. Uzmanlar, oyun bağımlılığı için psikolojik destek alınmasının şart olduğunu belirtiyorlar.

Mayıs 2019’da Dünya Sağlık Örgütü, oyun bağımlılığını; resmen bir hastalık olarak kabul etti. Ayrıca DSÖ, oyun bağımlılığının tıpkı kumar bağımlılığı gibi değerlendirilebileceğini belirtti.

Oyun bağımlılığı: Bilgisayar, oyun konsolu, akıllı telefon gibi cihazlar vasıtasıyla oynanan oyunlarda aşırı zaman geçirilmesine bağlı olarak; kişinin fiziksel, sosyal ve duygusal problemler yaşamasına neden olan bir bağımlılık olarak tanımlanmaktadır. Bu bağımlılık, siber bağımlılık kategorisi altında değerlendirilmektedir. Dijital oyunlara bağımlı olan bireylerde takıntı, kendini kontrol edememe ve gerçek dünya ile mümkün olduğunca az iletişim kurma gibi belirtiler de mevcuttur.

Gerçek dünya ile iletişime geçemeyen birey gerçek durumlarla karşılaştığında doğru karar alamaz, dikkat ve konsantrasyon problemleri yaşar. Bu durumların hepsi okul başarısına ve öğrenme düzeyine negatif yönde ket vurmasına neden olur. Birey başarısızlık duygusu yaşadıkça gerçek dünyadan daha fazla kopup kendi sanal dünyasına gömülür.

Bu konuda neler yapmalıyız?

  • Çocuğun tablet, oyun, internet ve sosyal medyada neden bu kadar zaman geçirmek istediğinin nedenlerini gözlemleyip çözüm üretmeliyiz.
  • Çocuğun saygı ihtiyacını karşılamalıyız.
  • Bir işi başarabilme ışığını ona kazandırmalı ve fark ettirmeliyiz.
  • Aile iletişimini güçlendirip aile etkinliklerine önem vermeliyiz.
Blog Yazılarına Dön

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Başarısızlık Korkusu

Başarısızlık Korkusu

Başaramamaktan korkmanın yanlış, hatta başaramamanın son derece doğal deneyimler olduğunu ve çoğu zaman hedeflerimize ulaşmamızda bize yol gösterdiğini biliyor muyuz? Eğitim, iş veya sosyal hayatımızda, başarma isteği duyduğumuz her alanda bu korkuyla karşılaşabiliriz. İçimizdeki cevheri açığa çıkarmamıza veya hayatımızı normal akışında yaşamamıza engel olmaya başladığını fark ettiğimizde ise onunla başa çıkma vakti gelmiştir. Başarısızlık sadece başarısız insanların karşılaştığı bir durum değil. Ünlü mucit Dyson, toz torbasız süpürgeye son hâlini verip onay alana kadar 5127 prototip geliştirmiş ve bu çalışmalar yıllarca sürmüş.

3 dk okuma
Baskı ve Disiplin

Baskı ve Disiplin

Toplumun sağlıklı adımlar atması ve bireyi mutlu kılacak kuralların uygulanması eğitimle gerçekleşir. Eğitim; toplumun içinde yerini alabilmesi için bireyleri en etkin şekilde bilgi, beceri ve anlayışla donatmaktır. Eğitim ilk önce ailede başlar, çocuk büyüdükçe devreye çevre ve okul girer. Birey; aile, çevre ve okulun birleşimi ile toplumda söz sahibi olur ve yerini alır.

4 dk okuma
Bir Kültürün İlk Adımı: Lise

Bir Kültürün İlk Adımı: Lise

Anne-babalar olarak çocuklarımızın eğitimine muhakkak ki önem veririz. Eğitim göreceği ya da eğitim gördüğü okulların nitelikli, donanımlı olmasını, çocuğumuzu olabildiğince geliştirmesini isteriz. Bunun için kapısını çalmadığımız hazırlık kursları veya özel yetenek kursu kalmaz deyim yerindeyse. Çünkü “Her şey çocuklarımız için”dir.

2 dk okuma